Eurovision Şarkı Yarışması'nda büyük finale artık günler kaldı. Hazırlıklar tam gaz devam ediyor. Dün yarışmanın resmi web sitesi'nde yer alan basın ile buluşmada dikkatimi çeken birkaç detayı sizle paylaşmak istiyorum.
Belçika final biletini son alan ülke ve sürekli eleştiri oklarının çevrildiği bir temsilci. Blanche'in basın konferansında kendine sorulan soruyu anlamaması diğer bazı ülkelerin temsilcileri tarafından üstü kapalı bir şekilde eleştirildi. Ama eleştiriyi yapanlar dönüp bir kendine baksalar ve sahnedeki performansları ile özeleştiri yapsalar bence daha iyi olacak. Ya sizce? . Çünkü yarışmada birçok sanatçının İngilizce telaffuzları ve danslarında sorun var. İşin uzmanı değilim ama iyi bir izleyici olacağıma inanıyorum.
Diğer bir detay ise Portekiz temsilcisinin verdiği mesaj. Temsilcinin giydiği tişörtün üzerinde İngilizce olarak "Mülteci Sorunu Alarm Veriyor" yazısı yazılıydı. Zaten kendine de söz hakkı verildiğinde bu sorunun çözülmesini istedi ve bu sorun sadece bir ya da iki ülke üzerine yıkılmamalı dedi. (Türkiye'nin ismini vererek). Ardından da tüm Avrupa'ya sorunun çözülmesi için çağrı yaptı. Bu durum ise aklıma "acaba yarışmaya siyaset yine mi karıştırıldı?" sorusunu getirdi. Zaten bu yarışmanın biraz da siyasete bakıldığı biliniyor.
Yaşanan bu gelişmenin ardından resmi web sitesindeki ankete baktım. Acaba halen daha İtalya birinci sırada mı? diye. Gördüklerime inanamayacaksınız. Kaç aydır liste başı olan ülke İtalya tahtını Portekiz'e verdi. Acaba neden diye sadece bir saniye düşündüm. Sonrasında da dedim ki "Giydiğin tişört ve verdiğin mesaj işe yaradı". Burada sadece "No Comment yani yorumsuz" demek düşer.
Bu durumu eleştirmek için yazmadım, yanlış anlaşılmasın. Şarkı güzel. Ama burada bir insanlık ayıbı yarışmaya neden alet ediliyor ve üzerinden oyunlar oynanmak isteniyor? Sadece buna anlam veremedim.
Şimdi sormak istiyorum.
"Sayın temsilci siz değil miydiniz müzik evrenseldir, müziğim farklı bir dilde beğenilmesi güzel bir durum. Amacıma ulaştım" diyen.
Peki neden tam 1 gün bile olmadan farklı bir yol seçilerek böyle bir senaryo çizildi. Neden?
Aynı durum Polonya'nın temsilcisi içinde geçerli. Tüm yarışma boyunca "hayvan hakları , hayvan hakları" diye savunma yaptı. Neden? Yoksa o da oy toplamak için mi? Bence Polonya'nın temsilcisi de bir taktik seçti ve uyguluyor. Buna zaman harcayacağına bence performansına odaklansın. Ya da arka plana "Freedoom yani Özgürlük" kelimesini farklı dillerde yazmakla da oy toplanmaz.
Ayrıca Yunanistan'ın temsilcisi Demy de hayvanları seviyor. Neden o böyle bir yola başvurmadı? Bir kez daha yanlış anlaşılmasın yazıyorum. Ben de hayvan haklarını sonuna kadar savunanlardan biriyim. Ama bu eğer müzik yarışması ise müzik konuşulsun kardeşim. Avrupa'nın sorunları değil...
Unutmadan bu akşam 2. yarı final var. Saat 10.00'da.. Youtube canlı yayın veriyor.
Favori 10 ülkeyi (bana göre) ya da bu akşam final bileti alacak 10 ülkeyi de az sonra sizlerle paylaşırım..

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder